| |
















|
Türk Amerikan Dernekleri Birliği Başkanı
Günay Övünç (Evinch) ile özel röportaj
Türk Amerikan Dernekleri Birliği’nin (Assembly of Turkish Amerikan Associations-ATAA) 14’üncü Başkanı Günay Övünç, genç bir Amerikalı Türk.. Başarılı ve ünlü bir hukukçu. Amerika’da doğup büyümüş. Fakat Manisa’dan Amerika’ya 1950’lerde gidip yerleşen anne ve babası tarafından “Egeli”.. Hem de, kendi deyimiyle “gururlu bir Egeli!”
Türk Amerikan Dernekleri Birliği Başkanı Günay Övünç, çeşitli konferanslara katılmak üzere iki ayda bir Türkiye’ye geliyor. Günay Övünç ile Ankara’da, dostlarıyla bir araya geldiği akşam yemeğinin ardından, ufuk açıcı ve keyifli bir sohbet yaptık.
Sohbetimizde, Ege TIME Dergisi’nin Haziran sayısını heyecanla inceledikten sonra çok beğendiğini belirten Övünç, Türk Amerikan Dernekleri Birliği’nin çalışmaları, hedefleri ve stratejilerini anlattı.
Günay Övünç ile tanışmamızı ve buluşmamızı, iki yıldan beri Fulbright Burslusu ve eğitim amacıyla Amerika’da bulunan ve kısa bir süre önce Türkiye’ye dönen aziz dostum gazeteci Utku Çakırözer sağlamıştı. Kendisine çok teşekkür ediyorum.
Ülkemizde “Sevda Kayıklarının Ressamı” olarak ün yapan Dr. Mehmet Emin Özer de, söyleşimizin ardından, Günay Övünç’e bir tablosunu hediye etti. Özer’in tabloları ve Ege TIME Haziran sayısı, Temmuz ayının ikinci yarısında Washington’a intikal etmiş oldu böylece.
Günay Övünç ile yaptığımız sohbetimizi paylaşalım:

Ege TIME- Türk Amerikan Dernekleri Birliği neler yapıyor?
G. Övünç- Türk Amerikan Dernekleri Birliği (ATAA), 30 senedir faaliyet gösteren bir şemsiye derneğidir. Bütün Amerika kıtasında bulunan aşağı yukarı 60 yerel Türk kuruluşunu ABD başkenti Washington DC’de temsil eder. Ben ATAA’nın 14., ve ilk Amerika doğumlu başkanıyım. Türk asıllı bir Amerikalının derneğimize başkan olarak seçilmesi aşağı yukarı 30 sene sürdü. Bu normal bir göç ve uyum neticesini yansıtıyor. Benim annem ve babam, Evşen ve Hüsamettin, 1950’lerde Manisa’dan gelip Chicago’ya yerleşti ve ben ikinci Türk Amerikalı nesil olarak kendimi yetiştirdim. Evde İngilizce konuşmak yasaktı ki Türkçemizi geliştirilelim diye. Normal okul ödevlerinden sonra, annem ve babam, bana ve kardeşlerime Türkçe dil, tarih ve kültür eğitimi verirdiler.
Ege TIME- Derneğin amaçları, faaliyetleri?
G. Övünç- Derneğimizin iki temel amacı vardır: Birincisi; Türk Amerikalıları göç ve uyum konularında desteklemek. Oy kullanan, çok para kazanan, mesleğinde başarılı olan, hem Türkiye’ye hem de Amerika’ya sahip çıkan ve Amerika’yı yerel ve federal seviyede etkileyebilen Türk Amerikalı üretmeye çalışıyoruz. İkincisi; Türkiye – A.B.D. ilişkilerine destek çıkmak. Türk Amerikan ilişkilerini etkileyen hayati konularda lobicilik yapıyoruz, örneğin PKK ırkçılığı ve terörü, batı Azerbaycan’da Ermeni işgali, Ermeni soykırım iddiası, Batı Trakya ve Kuzey Irak’ta Türklerin insan hakları korunması, Türk Ege suları ve hava sahaları ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ülke olarak tanınması.
Ege TIME- Neler yapıyorsunuz, bu konularda?
G. Övünç- Senede iki defa tüm kongre üyeleriyle görüşürüz. 437 kongre üyesi var. Geçen sene ermeni konusunda görüştük. Ermeni Daşnak grubunun propagandasına karşı eğitim verdik. Bir de Kerkük’ün Türkmen şehri olduğuna dair eğitim verdik. Neticede, Meclis Başkanı Nancy Pelosi’den teşekkür mektubu aldı ATAA.
20 Temmuz 2009’da, ATAA Başkanı olarak tüm ABD meclis üyelerine ve senatörlerine Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 35’inci yıldönümünü ve adanın 450 senelik Türk kültürünü kutlayan bir mektup sundum. Ayrıca mektubumda, Kıbrıs çözümünde, BM’nin daha aktif olmasını diledim. Çünkü AB sürecinin Kıbrıs konusunda Türkiye’nin lehine çok iyi işlediğini düşünmüyoruz. AB süreci içinde Kıbrıs konusunun halledilmesi Türkiye’nin çıkarlarını ve Kuzey Kıbrıs’ın çıkarlarını iyi korumuyor bizce. BM’nin bu konuya el koymasının daha etkili olacağını düşünüyoruz. Kalbimizde, KKTC’nin tanınması gereken bir ülke olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca, benim için Kuzey Kıbrıs’ın başka bir özelliği var. Dayım, Neşet İkiz, ilk çıkartmayı yapan özel amfibi güçler birliğin komutanıydı. Çok şehit verdik ki devam eden barış harekâtında şehit vermeyelim diye. Kuzey Kıbrıs’ta gayretlerimiz boşa çıkmamalı.
Ege TIME- Amerika’daki Türklerin varlığı, durumu hakkında neler söylemek istersiniz?
G. Övünç- Amerika’daki Türklerin nüfusu gittikçe sayısal olarak büyüyor ve değişik siyasi ve dini inançları olan ama hepsinin de kalbi Türkiye için çarpan bir Türk Amerikan toplumu oluşuyor. “Farklılıklar içinde dayanışma” anlayışı içerisinde, bütün Türk Amerikan kuruluşlarıyla işbirliğinde, milli çıkarları belirliyoruz ve işbirliğinde milli çıkarlar doğrultusunda çalışıyoruz. O bahsettiğim 437 Meclis Üyesi ofislerine sadece bir kuruluş olarak gidemeyiz. Yerel kuruluşlarımızla hep beraber gidiyoruz ve her birinden kadın ve erkek, beş kişi alarak, 25 kişi olarak gidiyoruz. Artık tek kişi olarak çalışmak değil – ekip halinde çalışmak var.
Aynı şekilde, Ermeni ve Kıbrıs Rum gösterilerine karşı ATAA gösterilerimizde, Washington DC’de bulunan her yerel kuruluşumuzdan 20 kişi alırım ve yüz kişi oluruz. Türk Büyükelçiliği’nin önündeki kaldırımı kapmak için ve karsı gösteri yapanları karsı kaldırıma göndermek için, Türk öğrencilerimiz evvelki geceden nöbet tutar. Sayılarımızla ve dayanışma içinde güçlenen Türkiye sevgimizle, Ermeni ve Rum lobilerin ırkçılığına cevap veriyoruz.
Ege TIME- Projelerimizden bahseder misiniz?
G. Övünç- Elbette. Önemli projelerimiz var. Bazılarından bahsedeyim.
Biri; ATAA Yerel Siyasi Hareket Komitesi kurduk. ATAA’nin yerel kuruluşlarına maddi destek sağlayacağız ki yerel seviyede daha güçlü lobicilik yapabilsinler diye. Ayrıca, onlara lobicilik danışmanlığı sağlayacağız. Amerikan atasözü var: “tüm politika yereldir”. Biz Türkiye-ABD ilişkilerini yere seviyeden yürüteceğiz ve başkent Washington’dan sağlama alacağız.
İkincisi; ATAA Medya Gözlemci Komitesi kurduk. ATAA yerel ve ulusal seviyelerde Amerikan medyasına Türkiye hakkında eğitim verecik ve yanlış yazıları düzeltecek. ATAA’ önemli bir bilgi kaynağı oldu. Web sitemiz, ‘ www.ataa.org’a haftada 150,000 ziyaret var. Amerika’nın en büyük gazetelerin arasında bulunan, Wall Street Journal, New York Times, Washington Post, Los Angeles Times, Washington Times, ve Meclis’in gazetesi, “The Hill”, ATAA’nın düşüncelerini yayınlıyor.
Üçüncüsü; 2010’da Amerika’da nüfus sayımı yapılacak ve Amerika’daki Türkleri de sayacağız. ATAA, bunun liderliğini yapıyor ve ABD federal devletle beraber çalışıyoruz. Sayımın önemi şudur; Belli bir sayıya ulaşabilirsek, federal devletin 300 milyar dolar göç ve uyum için bütçesi var, farklı insanların toplumsal uyumu için. Biz bu bütçeye projelerle başvuracağız. Ayrıca, nüfus sayımında kullanılan formlara da bir hane eklenmesini isteyeceğiz; sayımda kullanılan soru formlarında “Türk müsün?” soru kutusu bulunmuyor. İspanyol veya Çin veya Afrika asıllı mısın, gibi her millet için sorular var. ATAA da “Türk müsün” veya “Türkik”misin diye soru koyulması için, lobicilik yapacak. Belki 2010 sayımında başaramasak bile, 2020 için başarabiliriz. Biz Türkler varız, Azeriler Türkler var, İran’dan Azeri Türkler var, Ortaasya’dan ve Balkanlardan Türk var. Biz iyi Amerikan vatandaşız.
Dördüncüsü; Amerika’nın güneydoğu eyaletlerinden biri, Alabama’da, Türkiye ve Türkiye-ABD ilişkileri hakkında 2.000 öğretmene eğitim vereceğiz. Ayrıca, 20.000 öğrenciye özel eğitim vereceğiz. Amerikan güneydoğu politikasında, Alabama önemli bir yeri var.
Ege TIME- Türkiye ziyaretlerinizden bahseder misiniz? Katıldığınız toplantılar, görüşmeler?
G. Övünç- Aşağı yukarı iki ayda bir Türkiye’ye geliyorum. 1994’den beri, T.C. Dışişleri Bakanlığı ve T.C. Büyükelçiliği için özel hukuk danışmanlığı yapıyorum ve Türkiye’ye karşı açılan davalarda Federal Mahkemelerde, Türkiye’ye savunuyorum. Türkiye Odalar ve Borsalar Biriliği ve Türk savunma sanayi gibi, Amerika’da başka müvekkillerim de var. Avukatlık islerimin çoğu Türkiye ile ilgili. Avukatlık mesleğimdir (www.turklaw.net). Böylece, Türkiye ziyaretlerimin bir kısmı, Türkiye’nin kürsel ve ABD çapındaki hukuk davaları, sorunları ve girişimleri ile ilgili.
Sivil toplum örgütü olan ATAA ise, tümüyle gönüllü bir hizmet. 1989’dan beri ATAA’da gönüllü çalışıyorum. Örenciyken, ATAA Turkish Times Gazetesi’nin spor ve Avrasya ekonomik haberlerini yazardım. Sonrada, ATAA’nın resmi avukatı oldum. Sonradan, Genel Sekreter, Başkent Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım. ATAA’daki projelerim ile ilgili, Türkiye’deki yaptığım toplantılar gittikçe baya artıyor.
Örneğin, geçen Mayıs, T.C. Başkanlığın ve Hacettepe Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi’n (HÜSAM), 50. Yılında, Göç ve Uyum Konferansında, dünyadan üst seviye 250 Türk sivil toplum örgütü liderleri Ankara’da buluştu. Amerika kıtasındaki makul Türk göçü ve genelde başarılı uyumu ilgili konuşma yaptım. Avrupa’daki Türklerin arasındaki siyasi kutuplaşma ve Amerika’daki Türklerin arasındaki kutuplaşma tehlikesi çerçevesinde, bahsettiğim “farlılıklar içinde dayanışma” anlayışını tartıştık. Neticede, Türkiye’nin dışındaki yasayan Türkler, Türkiye’nin tanıtımı, savunması ve güçlenmesi için büyük bir fırsat. ATAA bu fırsatı iyi kullanmak istiyor.
Ayrıca, geçen Nisan, TOBB ve DEIK’in “Küresel Güç Türkiye - 2009 Türk Girişimciler Konferansında, dünyadan 2000’den fazla Türk sivil toplum örgütü mensubu ve is adam/kadını İstanbul’da buluştu. Yaptığım konuşmada, ATAA özel sektöre sahip çıkıyor ve özel sektör de ATAA’ya sahip çıkmalı dedim. Çünkü ATAA ABD-Türkiye ilişkilerinin güçlenmesini sağladıkça, Türk ekonomisi ve Türk özel sektörü daha da güçlenir. ATAA bu kadar güçlümü? Evet. Oy kullanan, siyasi kampanyalara para veren, ABD Meclis üyeleriyle ve medya ile anlamlı temasta bulunan, Türk asıllı Amerikalılar, ATAA şemsiyesi altında çalışıyor. Tür özel sektörün çıkarınadır ATAA’ya sahip çıkmak. Dolayısıyla, çok yakın geçmişte, Türk Amerikan İşadamları Birliği (TABA), ATAA üyesi oldu.
ATAA’nın Türk özel sektörüne sahip çıktığı örneklerinden biri de geçen ay, Kaliforniya’da 961 numaralı bir kanun mağlup edilmesi. Osmanlı Devleti ve Türkiye ile iş yapmıs olan veya iş yapan dünya şirketleri (örneğin, Shell, Exxon, New York Life Sigorta, Nestle, Godiva, AXA-OYAK) Kaliforniya’nın kuracağı “Ermeni Soykırım Tazminat Fonu”na ceza ödemek zorunda kalabilecekti. Ancak, ATAA, Kaliforniya’daki iki yerel kuruluşuyla ve Kaliforniya’da ikamet eden, İzmir asıllı, ATAA Genel Başkan Yardımcım Ergün Kırlıkovalı’nın yerel liderliğinde, Kaliforniya Meclis’inde 25 etkili duruşma yaptı, ve Kanun 961’in ABD Anayasasına aykırı olduğunu savundu. Mücadelemizin neticesinde, Kanun 961 geçmedi. Duruşmalarımızın biri de sessiz bir duruşmaydı; bir saygın teyzemiz 1915’de Ermeni Ayaklanmasında Daşnak’lar tarafından öldürülen ağabeylerin her biri için konuşma podyumuna bir gül koydu ve dua etti.
Ege TIME- Türk Amerikan Dernekleri Birliği (ATAA)’nın stratejisinden bahseder misiniz?
G. Övünç- Türk Amerikan toplumun ulusal stratejimiz üç boyutlu: Bir boyutu ATAA’nın lobicilik programı, az önce anlattığım gibi. İkinci boyutu ise, Türk Koalisyon – ABD Siyasi Hareket Komitesi (TC-USA PAC)’in siyasi kampanyalara parasal destek vermesi. Örneğin, ilk defa Türkler ellerini cebine attılar ve 2008 de 1,7 milyon dolar verdik kampanyalara. 300 bini ayrıca Obama’ya 300 bini de McCain'e.
Stratejimizin üçüncü boyutu da, Türk Amerikan Hukuk Müdafaa Fonu (TALDF)’in eyalet ve federal mahkemelerde Türk halkın haklarını koruması. Örneğin, Ermeni iddialarını çürüten kitaplara sansür uygulayan Massachusetts eyaletine karşı dava açtık. Ayrıca, Ermeni iddialarını ciddi şekilde çürüten soykırım tarih uzmanı, Guenter Lewy’i, Türkiye’nin ajanı olarak komplo teorisiyle suçlayınca Alabama eyaletinde bir insan hakları örgütü, biz o örgütü karşı $5 milyon tazminat davası açtık. Ayrıca, Ohio eyaletinde, Ermeni konusunda bizim tezlerimizi savunan bir ABD Meclis seçimleri kazanan, Jean Schmidt’i Türkiye’den rüşvet aldı diye komplo teorisiyle suçlayan Ermeni asıllı karşı adaya, yalanlarıyla demokratik seçim haklarımıza tecavüz ettiği için, ona tazminat ve cezalandırma davası açtık. Türklere ve Türkiye’ye karşı komplo teorisini yürütenleri mahkemelerde sorumlu tutacağız. Böylece demokratik haklarımızı ve anayasadaki bütün insan haklarımızı korumak üzere adalet sistemini kullanacağız.
Ege TIME- Bize biraz da ATAA'daki çalışma arkadaşlarınızdan bahseder misiniz? Buradan onlara neler söylemek istersiniz?
G. Övünç- Her biri birbirinden değerli ve çalışkan, kendilerini Türk Amerikan toplumunun amaçlarına adamış olan yeni Yönetim Kurulum ve Mütevelli Heyetim ile gurur duyuyorum. Hepsine güvenim sonsuz. Yeni seçilen yönetiminin yaş ortalaması genç. İnanıyorum ki bu da gelecek nesile olan güvenimizin bir kanıtı. Ayrıca Yönetim Kurulu üyelerinin yarısı kadınlardan oluşuyor bu da eşitliğe olan inancımızın bir göstergesi. Bunların dışında Egeli Türklerin özel ilgisini çekecek bir başka önemli nokta da; kurucumuz Ülkü Ülgür, Gelecek Dönem Başkanımız Ergün Kırlıkovalı ve Güney-Güneybatı Bölgesi Başkan Yardımcısı Nilgün Sezgin’in İzmirli olmaları.
ATAA gönüllülerden oluşan bir dernek. ATAA yöneticilerinin hepsi Türk Amerikan toplumu tarafından seçilmiş gönüllülerden oluşuyor ve işlerinden, değerli zamanlarından fedakarlık yaparak iki yıl boyunca bu topluma hizmet veriyorlar. Elbette ATAA’nın profesyonel ekibi aynı derecede fedakar; Sanat Yönetmeni Hakan Dakın, Proje Yöneticisi Gamze Ergür ve Muhasebe Müdürü Taşkın Tan’dan oluşan ve mütevazı maaşlarla haftada en az 50 saat çalışıyorlar.
Yukarıda saydıklarım kadar ATAA eşleri ve çocukları da bu kurum için büyük fedakarlık gösteriyorlar. Bir lider ancak takımı iyi ise iyi bir lider olabilir derler. Bu söze ben de katılıyorum ve şunu ilave etmek istiyorum: Bir lider ancak ailesi güçlü ise güçlü bir lider olabilir. .Bu vesileyle, desteğini ve sevgisini benden esirgemeyen eşim Senem’e ve kızım Lara’ya sonsuz teşekkür ediyorum. Ayrıca sevinçli bir haberi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Doktorumuza göre, 29 Ekim 2009’da oğlumuz dünyaya gelecek ve inanıyorum ki o da ileride Türk Amerikan toplumunun çıkarlarına kendini adamış, bu davanın yılmaz savunucularından biri olacak. 2009-2011 ATAA
yeni dönemine başlarken, Yönetim Kuruluma, Mütevelli Heyetime, ofis çalışanlarıma ve ATAA ailesine düşüncelerinde berraklık, işlerinde başarılar dilerim. Ve son olarak, Türk Amerikan toplumuna mutluluk ve refah dilerim.
Ege TIME- Amerika’ya Türkiye’den göç eden bir aileye mensupsunuz. Ve Egelisiniz?
G. Övünç- Evet, evet!.. Ben gururla söylüyorum ki, Egeliyim!. Ve belki Kurtuluş Savaşı’nda bir efe olabilirdim! Ve biz bütün Türkiye’yi çok seviyoruz. Benim İzmir’imde, Manisa’mda Türkiye’yi çok seven bir ailede büyüdüm. Annem babam Manisa doğumlu. Onların anneleri ve babaları Makedonya’dan. Ailemiz için Manisa önemli bir yer. Birinci Dünya Savaşı’nda Balkan’lardan kaçan yüz binlerce Türk’e, Türkiye’ kucak açtı. Aynı, 1960-70’lerde Yunanistan ve Kıbrıs’tan, 1980’lerde Bulgaristan’dan, 1990’larda Bosna-Herzeg’den ve batı Azerbaycan’dan ve 1990-2000’lerde kuzey Irak’tan kaçan masum halkımıza kucak açtığı gibi. 1920’lerde, Manisa, 15 bin Balkan Türk’üne kucaklarını açtı. Atalarım da onlardan birileriydi.
Annem ve babam, 1950’lerde, Manisa tren istasyonunda ailelerini gözyaşları içinde bıraktılar. İki sene sonra dönecektiler. Tirenle İstanbul’a, uçakla Genoa’ya, gemiyle New York’a ve otobüsle Chicago’ya gittiler. Çocuklar doğdu, sorumluklar arttı ve oldu iki sene, bir ömür. On-iki yaşına varmıştım. Babam tüm aileyi misafir odasına topladı. “Çocuklar, amacım her zaman Türkiye’ye dönmekti. Size büyük aile – büyükbabalar, büyükanneler, dayılar, amcalar, teyzeler, halalar, kuzenler vermekti. Size, tüm hırsımızla savaştığımız ve tüm sevgimizle kurduğumuz egemen Cumhuriyeti vermekti. Size, sonsuz sevgisi olan, bereketli Anadolu’muzda büyütmekti. Ancak, başaramadım. Artık, yeni eviniz, Amerika’dır. İyi bir evdir bu. Tüm kalbiniz ile sevin, yaşattın. Ancak, Türkiye’yi unutmayın ve Atatürk’e hatırlayın.” Babamın gözleri doldu ve kafasını eğdi. Annem, babamız misafir odasında yalnız olabilsin diye beni ve kardeşim Altay’ı, odadan çıkardı.
Bizim borcumuz var Türkiye’ye ve en iyi şekilde ödemeye çalışıyoruz. Türkiye sevgisi için babam ve anneme ve bu sevgimi dernekçilikle hayata geçirebilmem için Türk Amerikan toplumuna sonsuz teşekkür ediyorum.
Ege TIME- Çok teşekkür ediyoruz. Başarılar diliyoruz.
G. Övünç- Ben teşekkür ederim. Bütün Ege’ye sevgi ve selamlar.
|
|